ne biçim şeyler…

1838 Yılında Madenşehri’ne Bakmak

madenFransız Arkeolog ve gezgin Marquis De Laborde, 1838 yılının sıcak bir yaz gecesinde, bugün Karaman’a bağlı Madenşehri’nde, yüksek bir tepenin ardındaki kamp yerinden aşşağıya, garip yıkıntılarla dolu Madenşehri ovasının ay ışığı altındaki büyülü görüntüsünü izliyordu. Bir Avrupalı gezgin için hiç de tekin olmayan bu garip coğrafyayı, Anadolu’yu, birlikte gezdiği ekibiyle, tam da Madenşehri’ne hakim bir tepeden izlemenin büyüsüne kapılmış olmalıydı. Kimbilir, Karaman ovasında yorgun geçen sıcak bir günün ardından, dolunay ışığının altında belki de o gece serin bir rüzgar esiyordu. Binlerce yıllık yıkılmış kiliselerin, kervansarayların uzak ovada ay ışığıyla parlayan yıkıntıları muhtemelen bu Avrupalı gezgine garip duygular yaşatmıştır. Yorgun ekip, günün ardından yaktıkları kamp ateşinin etrafında sohbete dalmışken, La Borde manzaranın ve atmosferin tadını çıkartıyordu. Dolunay altındaki bu garip manzara çizilmez miydi? Karaman garip yer. İçinden farklı uygarlıkların, belki de en eskilerinin geçip gittiği, her bir uygarlığın üzerinde kendine has izler bıraktığı bir yer. Çok eski keski taşlarının kiliselere, kiliselerin bazilikalara, bazilikaların Selçuklu hanlarına ve hanların kervansaray kalıntılarına karıştığı bir yer. asd

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.