ne biçim şeyler…

Likya’da Tahtadan Türk Mezarları

fm

Türkler, ağaç ve tahtaların kötü güçleri içlerinde hapsettiklerine ve kötü ruhların tahtadan uzak durduklarına inanırlardı. İşte bu yüzden Türkler, bir zamanlar içinde yaşadıkları çadırların eşiklerini her zaman tahtadan yaparlardı. Böylece kötü ruhların çadırların içlerine giremeyeceklerini ve eşikte hapsolacaklarına inanırlardı. Sadece çadırların eşiklerinde değil, çadırların orta direkleri de çadırı kötülüklerden koruyan en önemli parçaydı. Türkler korktukları ve istemedikleri durumlarda çadırların ortalarına dikili orta direğe vururlardı. Bu sebeple çadırların orta direkleri önemliydi. Çünkü ağacın içindeki kötü ruhların böylece çadırdan kaçıp gideceklerine inanırlardı. Bizlerin bugün kötü bir durum karşısında “şeytan kulağına kurşun” diyerek tahtaya vurması, bu inancın halen devam eden halidir. Bugün Fethiye ve çevresinde küçük bebeklere nazar değmemesi, hastalık gelmemesi için elbiselerinin bir yerine veya beşiklerine küçük çıtlık ağacı parçaları takılır. Çocuklar ve bebekler için kullanılan bu küçük çıtlık ağaçları Fethiye’deki pazar yerlerinde halen satılmaktadır. Diğer yandan eşik inancı da bugün halen bazı yörelerde farklı şekillerle yaşamaya devam etmektedir. Büyüklerimiz evlerin eşiklerine sol ayakla basmamamızı söylerler. Bazı yerlerde de eşiğe basmadan eve girmek gibi inançlar halen devam ettiriliyor.

Daha önce de Likya’dan 1-2 tane eski ve bilinenden farklı mezar taşları paylaşmıştım. Farklı mezar gelenekleri, kültürleri birbirlerinden ayıran önemli bir faktör. İşte bizlerde de durum böyle. Bazılarımız Asya’dan getirdikleri birçok gömü geleneğini yitirdi. Bazılarımızsa farklı sebeplerden dolayı bazı geleneklerini biraz da olsa korumayı, yaşatmayı başarabildi. Zaman değişti, tabii ki Türkler de değişti. Zaman hızla esen bir rüzgar gibi birçok şeyi alıp götürdü. Geleneklerimizin birçoğu aşınmaya yüz tuttu. Fakat Fethiye garip yer. İşte bu eski geleneklerin, kültürlerin, küçük ve ince detayların bazılarının günümüze kadar saklanarak, korunarak gelmeyi başarabildiği bir yer. Kültürlerin, eski Türk kültürlerinin ince detaylarının biranda karşınıza çıkabildiği, sizi şaşırtabildiği bir yer. Kurganlardan, dilek ağaçlarından, şaman ve kamlardan küçük parçacıkların halen yüzünüze çarpabildiği küçük köşeler var. Fethiye’de uzak köşelerde halen yaşayan, yaşamaya çalışan üzeri çaput bağlı tahta mezarlar var. Bu farklı ve geçmişten gelen görenekler hemen yanıbaşlarındaki dev ağaçların altında, yorgun, değişmiş ama halen direnircesine yaşamaya çalışıyorlar. Geçtiğimiz yıllarda onları ziyaret ettiğimde çok daha fazlaydı. Bunlar yükseklikleri bir insan boyu, katran ağacı mezarlar. Şimdilerde kimler neden zarar vermişler bilmiyorum, birçoğu parçalanıp gitmişler. Aşşağıda Nehir’imin çıtlık ağacından nazarlığı var. Bunu da buraya eklemek istedim.

citlik

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.