ne biçim şeyler…

Rubellin Pere ve İzmirli Yörükler

yorukler1840’lı yıllarda Osmanlı İmparatorluğunun İngiltere’ye verdiği ticari ayrıcalıkların ardından çeşitli amaçlar doğrultusunda bölgeye akın eden Avrupalı yabancılar, Efes’i oldukça önemli bir gezi noktası haline getirdiler. Öyle ki; Efes ve çevresi o yıllarda birçok  Avrupalı gezgin için neredeyse vazgeçilmez bir hale geldi. Oryantalizmin de o yıllarda özellikle İngiltere’deki popülerliği, maceraperest birçok Avrupalı gezgini Efes’e çekmeye başladı. Tabii ki Efes’i ve Batı Anadolu’yu gezen tüm gezginler ülkelerine döndüklerinde gezdiklere yerleri anımsatan hatıralar götürmek istiyorlardı.  İşte tam da bu arada fotoğraf makinasının Avrupalı gezginlerce bölgeye gelmesi Avrupa’ya birçok Anadolu fotoğrafının gitmesine de sebep oldu. Sadece gezginler değil, o yıllarda İzmir’de görev yapan birçok Avrupalı insan fotoğraf makinası sahibiydi. İşte bu gezgin – fotoğrafçılardan birisi de Fransız Rubellin Pere’ydi. Rubellin Pere, 1870’li yıllarda İzmir’de yaşayan bir fotoğrafçıydı. Geçimini İzmir’de fotoğraf çekerek sağlayan Pere, bu anlamda hem Avrupalı oryantalistlerin ihtiyaçlarını karşılıyor hem de birçok kartpostal firmasına içerik sağlıyordu. Aynı zamanda İzmir’de Frenk sokağında bir de fotoğraf stüdyosu bulunan Pere, varlıklı ailelerin de fotoğraflarını çekiyordu. Rubellin o zamanlar küçük stüdyosunda çektiği fotoğraflarının paspartularında “Photographie Parisienne” başlığını kullanıyordu. Ve Rubellin uzun seneler boyunca aynı stüdyoda birçok fotoğraf çekti ve çektiği tüm bu fotoğraflar kartpostal haline getirilerek dünyanın birçok yerine dağıldı. Fakat Rubellin, Efes kazılarının başlamasıyla birlikte büyük boylarda manzara resimleri çekmeye başladı. Bu fotoğrafların birçoğu o günlerin Anadolu’sunun belgeleri olma niteliği taşır ve Rubellin’in çektiği bu manzara fotoğraflarına dair güzel bir de alışkanlığı vardı. Rubellin çektiği her fotoğrafın paspartusuna o fotoğrafla ilgili küçük bir bilgi notu da ekliyordu. Böylece birçok fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiği bilinmektedir. Bu anlamda 1870-80 yıllarına ait birçok Anadolu ve özellikle İzmir fotoğrafını Rubellin’e borçluyuz. Her fotoğrafı geçmişe açılan bir pencere olan Rubellin, bazen çektiği fotoğraflarda objektif karşısına da geçiyordu. İşte muhtemelen Selçuk civarlarında çekmiş olduğu bu fotoğrafta en sağda ayakta duran kişi Rubellin’in kendisidir. Daha sonra kartpostal haline dönüştürülüp birçok Avrupalı tarafından ülkelerine gönderilen bu kartpostalın elle renklendirilmiş bir versiyonu ise aşağıdadır. Rubellin o zamanların fotoğraf teknolojisi sebebiyle hareketli cisimlerin fotoğraflarını çekemiyordu ve bu sebeple insanlardan daha çok manzara ve mekanları fotoğraflıyordu. Fakat çok ender de olsa kendisine ilginç gelen insanları da gözden kaçırmak istemiyordu. O an muhtemelen yol kenarında gördüğü bu kalabalık ve neşeli Yörük topluluğunun da çadırlarının hemen önünde fotoğrafını çekmiş ve yine ender olarak yaptığı şekilde kareye bir şekilde kendisini de dahil etmiştir. Kartpostalın başlığı “Campement de Yiourouks (Nomades – Nomads)” tır.
yorukler_2

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.