ne biçim şeyler…

Tlawa – Tlos 1843

Gerçek ismi Tlawa, Yunancası ise Tlos. Akdağlar’ın (Antik; Kragos) sarp batı yamaçlarına takılmış altından bir taç gibi Eşen ovası üzerinde yükselir. Tlawa ismi, MÖ 15. yüzyıldan itibaren Hitit metinlerinde pek çok kez karşılaşılan “Lukka topraklarındaki Dalawa” ile özdeşleşir. Dalawa isminin geçtiği Hitit kaynakları arasında Konya-Yalburt’ta bulunan ve üzerinde büyük Hitit kralı IV. Tuthaliya’nın Lukka seferinin anlatıldığı açık hava tapınağı ortostatları büyük önem taşır. Büyük Hitit Kralının, sözkonusu ortostatlardan 14. ve 15. bloklar üzerinde: “Dalawa Ülkesi’ne indim. Dalawa Ülkesi’nin kadınları ve çocukları önümde eğildiler” ifadesi okunmaktadır. Yalburt hieroglif yazıtlarından tüm Likya Bölgesinin Büyük Hitit Krallığı dönemindeki varlığı ve Hititlerle olan yakın ilişkisi açıkça görülebilmektedir. Diğer yandan o kadar önemli bir Likya kentidir ki, Patara Yol Klavuz anıtındaki bilgilere göre Likya yol ağı tam 7 ayrı noktadan Tlos’a bağlanmıştır. Osmanlı döneminde ise Tlos’un eşsiz harabeleri üzerine “Kanlı Ali Ağa” isimli bir Osmanlı derebeyinin yerleştiği bilinmektedir. Kanlı Ali Ağa şatosunu Tlos harabelerinin üzerine inşa ettirmiş ve yaşamını buraya inşa ettirdiği konağında sürdürmüştür. Resmin de tarihine bakılırsa harabelerin ve resmin en üstünde bulunan konak kanlı Ali Ağa’nın konağı olsa gerektir.
Yukarıdaki güzel tablo ise 1843 yılında antik şehri ziyaret etmiş William James Muller’e aittir. Muller, Arkeolog Charles Fellows tarafından Likya’ya davet edilmiş İngiliz peyzaj sanatçısıdır. Muller, Fellows’un daveti üzerine beraberinde öğrencisi  Harry Johnson ile birlikte gelmiş, Pınara ve Tlos çevresindeki köylerde 3 ay geçirmiştir.

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.