ne biçim şeyler…

Thomas Allom – Sardis, Salihli 1840

Thomas Allom’un daha önce hiç görmediğim bir eski Anadolu gravürüne ulaştım. Benim bildiğim, Allom’a ait ikinci Sardis gravürü. Bildiğim diğer Sardis gravürünü de sayfaya daha önceden eklemiştim. Allom’un bu eski ve güzel eski Anadolu gravüründe Sardis antik kenti tüm heybetiyle yükseliyor. Arkada İzmir-Ödemiş’e kadar uzanan sarp ve ulu Bozdağ’ın uzantıları görülüyor. Lidya’ya uzun süre başkentlik yapmış bu önemli kent tarihi boyunca birçok badireler atlatmış ve günümüze kadar harabeleriyle de olsa ulaşabilmeyi başarmıştır. Parayı ve altını insanlık tarihine sunan bu önemli kent zamanında altın arıtma ve mücevherci dükkanlarıyla dolup taşıyordu.
Sard deresi, tarihi boyunca içinde akıtmaya devam ettiği altın tozlarıyla Büyük Lidya’yı zenginlikle donattı. Bugün bile bölgede halen altın çıkartılmaya devam edilmektedir. Ve antik çağın en önemli yollarından birisi olan “Kral Yolu” da işte tam da buradan, Sardis’ten başlar. Thomas Allom 1840 yılında bu görkemli kenti karşısına aldığında acaba ne düşünmüştür? Ne kadar büyülendiğini tahmin etmek hiç de zor değil.
Allom’un bu gözalıcı gravüründe birçok Anadolu gravüründe olduğu gibi yine eski Anadolu motifleri var. En önemli ve hemen hemen her Allom gravürünün figüranları develer ve Sard’ın yerli halkı, yörükler var. Harabelerin alt kısmında bir veya iki tane yörük çadırı görünüyor. Bulutlara karışmış ulu zirveler, Bozdağ, Lidya’nın merkezi Sardes ve Develeriyle soluk birer hayalet gibi gravürün kenarından ilerleyen yörükler.

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.