ne biçim şeyler…

Kilikya Kapıları – 1


Bugünkü ismiyle Gülek Boğazı, antik çağdaki ismiyle Kilikya Kapıları (Cilician Gates). Akdeniz Bölgesini, İç Anadolu’ya bağlayan, Toros’larda bulunan geçit, diğer bir deyişle boğazdır. Aynı zamanda bu nokta, karasal iklim için de keskin bir sınır oluşturur. Diğer yandan Anadolu’nun iç bölgelerinden Çukurova’ya bu geçitten geçilerek inilir. Kilikya kapıları eski tarihlerden bu yana önemli bir geçit oluşturmuş ve önemli tarihi rotalar Kilikya kapılarından geçmiştir. İsa’dan 2000 yıl önce Kilikyalıların buradaki dev kayaları parçalayarak bu geçidi oluşturdukları söylenir. İ.Ö 333 yılında Büyük İskender’in devasa ordusunu Gülek Boğazından geçirdikten sonra “şükürler olsun, ordumu buradan geçirebildim” diyerek burası için bir kitabe yazdırdığı da söylenir. Sadece Büyük İskender değil, Kudüs’e doğru yol alan birçok haçlı ordusu da yine aynı, Gülek Boğazından geçmişlerdir. Mesela 1840’da Mısır ordusu Gülek Boğazından çekilirken 100’den fazla top bırakmıştır ve bırakılan bu toplar daha sonra Kırım savaşında kullanılmıştır. Bu anlamda bu geçit-boğaz, antik zamanlardan bu yana birçok medeniyet için oldukça önemli bir geçit olmuştur.

Daha önce, W. J. Childs’tan bir yazıda bahsetmiştim. Childs da önemli bir eski Anadolu gezgini – seyyahıdır. Onu diğerlerinden ayıran en güzel özelliği ise 1917 gibi eski bir tarihte elinde bir de fotoğraf makinası olmasıdır. Childs, 1917’de Anadolu’yu güneyden-kuzeye doğru bir rotada, üstelik yürüyerek gezmiştir. O tarihler için önemli ve belge niteliğinde birçok siyah beyaz Anadolu fotoğrafına da imzasını atmıştır. Daha sonra hem fotoğraflarını hem de gezi yazılarını “Across Asia Minor on Foot” isimli kitabında yayınlamıştır.

Geçtiğimiz gün Childs’ın kitabını incelerken Gülek Boğazının bir fotoğrafına rastgeldim. Belli ki Childs da yolunu Gülek Boğazından geçirmiş. Geçerken de boğazın sağlı sollu dev kayalarının fotoğraflarını çekmiş. Fotoğrafta yine aynı, diğer eski Anadolu gezginlerinin gravür ve çizimlerinde olduğu gibi bir deve kervanı var. Fakat bana göre işin güzel kısmı bunun bir fotoğrafta olması. Belki bir yörük kervanı belki de bir tüccar kervanı. Bu yolun sonundaki Çukurova, Anadolu’nun en eski Yörük yerleşim bölgelerinden birisidir. Diğer yandan Gülek Boğazı da Torosların bir parçası olduğundan fotoğraftaki kervan muhtemelen bir ticvaret kervanı. Eskiden bir zamanlar develerin geçtiği, kervanların, orduların geçtiği bu geçitten bugün  Tem otoyolu geçmektedir.

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.