ne biçim şeyler…

Arnna (Xanthos), 1838 Charles Fellows

Arnna, bugün Muğla-Antalya sınırında yer alan Kınık’taki büyük Likya şehridir. Kınık’ı çok severim. Güzel bir pazarı ve çok sıcak bir havası vardır. Dümdüz ve gezmesi güzel bir yerdir. Patara ve Letoon gibi güzel Likya kentleri de bu bölgede yer alır. Gezgin Arkeolog Charles Fellows’un da adını ilk duyurduğu yer işte burasıdır. Arnna uzun yıllar Likya’nın başkentliğini yapmıştır. Gerçek ve döneminin ismi “Arnna” olduğu halde bugün, helenik ismi olan “Xanthos” kullanılır. Arnna, Luvi kökenli bir isimdir, Xanthos ise Yunancadır. Bilimadamları ve Arkeologlar “Arnna” ismini kullandıkları halde aynı yer basında ve diğer mecralarda Xanthos olarak geçer. Bunun sebebi daha önceden de sık sık bahsettiğim Batı Anadolu uygarlıklarının Helenleştirilme politikasıdır.
Likya çizimlerine uzun süreden bu yana yer vermemiştim. Bugün bir tane eklemek istedim. Fellows 1838’de yaptığı Batı ve Güney Anadolu gezisini anlatan kitabında, Likya’nın başkenti Arnna’ya girişini anlatıyor. Fellows’dan çoğu kaynakta Arnna’yı keşfeden insan olarak bahsedilir. Fellows kitabında, at üzerinde Arnna’ya ilk girişinden çok etkilendiğini anlatır. Arnna yamaçlarına yayılmış Likya mezarlarından, Eşen çayından ve Kınık’tan bahsetmiştir. Gezgin, diğer Likya kentlerinden daha fazla yapıt barındıran Arnna’ya ayrı bir yer veriyor. Diğer yandan da bulunduğu konumun çevresinden ve manzarasından çok etkilendiğini anlatıyor. Bugün, Arnna’ya Fellows’un yukarıdaki çizimini yaptığı aynı konumdan bakabilirsiniz. Çizimi tiyatronun hemen arkasından, karşısına Akdağlar’ı, yani Torosların Batı Akdeniz’deki ilk yükseltisini alarak yapmış. Resmin en arkaplanında Akdağlar’ın (Massicytus) bembeyaz karlı zirveleri belli belirsiz görünüyor. Çizim Nisan ayında yapılmış ve Akdağlar’ın zirvelerindeki kar bugün bile Mayıs sonuna kadar erimez. Bu eşsiz çevre ve manzara Fellows’u oldukça etkiliyor fakat bugün aynı konumdan aynı yere doğru bakarsanız aynı büyülü manzarayı göremezsiniz. Çizime göre Arnna’nın, 1838 yılında, bitki örtüsü bakımından oldukça zengin olduğunu anlayabiliyoruz. Diğer bir önemli nokta da, çizimin ortasındaki dört yanı kabartmalı anıt mezardır. Eğer bugün, bu anıt mezarı görmek isterseniz üzerindeki kabartmaların alçıdan yapılmış taklitler olduklarını görürsünüz. Bunun sebebi Fellows’un bu kabartmaları İngiltere’ye kaçırmasıdır. Daha sonra ülkemiz heykel sanatçılarından görevlendirilen bir grup Londra British Museum’a giderek eserin birebir taklitlerini yapmışlar ve yapılan bu alçı taklitler Arnna’daki yerlerine konulmuştur. Bu trajik bir durumdur. Eserlerin orjinal yerlerinde kendilerinin alçıdan kopyaları durmaktadır. Bugün Arnna’ya giderseniz bu kabartmaları gerçek sanabilirsiniz fakat değillerdir. Ayrıca Fellows Arnna’dan neredeyse Bergama’dan çalınan Zeus tapınağına bedel bir anıt olan “Nereid Anıtı” nı da çalıp İngiltere’ye kaçırmayı başarmıştır. Bu güzel çizimin bana göre ilginç bir yanı da, çizimin hiçbir yerinde yerli halktan bir eser bulunmamasıdır. Bunun bana ilginç gelmesinin sebebi; dönemin gezgin ve çizerlerinin Anadolu insanını bu tarz resimlerin önplanlarına yerleştirmeyi sevmeleridir. Belki de Fellows, Arnna’yı diğer Likya şehirlerinden farklı bir yere koyduğu için, bu güzel çizimde Arnna’yı yalnız ve boş görüntülemek istemiştir.

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.