ne biçim şeyler…

Arnna Şiiri


Roma’dan kaçan Brutus’un, Likya başkenti Arnna’ya (Xanthos) girip şehri yağmalaması ve Likya’lıların kendilerini yakarak gerçekleştirdikleri toplu intiharlarından sonra yazılan bir Likya şiiridir. Aynı halk daha önce, MÖ540 yılındaki Pers istilasında da savaşı kaybedip, özgürlüklerini de kaybedeceklerini anladıklarında bir toplu intihar daha gerçekleştirmiştir. Pers istilası sırasında gerçekleşen toplu intihar sonrası, kimi kaynağa göre o sırada şehirde bulunmayan 80 aile geri dönüp şehri tekrar kurmuştur. Arnna şehrinde bulunan devasa yekpare anıt, Likyalıların Perslerle yaptıkları mücadeleyi anlatmaktadır ve Luvi dilinde yazılmıştır. Likyalılar’ın toplu intiharları sırasında bir kadının kucağındaki çocuk ile ateşe atladığını görüp, bundan çok etkilenen Brutus ise, askerlerine canlı kalan tüm Likyalıları getirmelerini söyler. Bunun için askerlerine her buldukları Arnna’lı için ödül vereceğini söyler. Fakat Arnna halkından hiçkimse bulunamamıştır. Bunun yerine dağlara kaçmış veya o zaman diliminde Likya’nın küçük yaylalarında yaşayan 150 kadar insan bulunur. Ve şehir yeniden inşa edilmeye çalışılır. Şiir, günümüz modern şiir anlayışına oldukça benzemektedir ve Likya halkının özgürlük tutkusuna işaret etmektedir.
Likya Şiiri
evlerimizi mezar yaptık, mezarlarımızı ev, yıkıldı evlerimiz, yağmalandı mezarlarımız, dağların doruğuna çıktık, toprağın altına girdik, suların altında kaldık, gelip buldular bizi, bozdular birliğimizi, altüst ettiler bizi, yakıp yıktılar, yağmaladılar bizi, biz ki analarımızın,kadınlarımızın ve ölülerimizin uğruna, biz ki onurumuz ve özgürlüğümüz uğruna, toplu ölümleri yeğleyen, bu toprağın insanları, bir ateş bıraktık, hiç sönmeyen ve sönmeyecek olan…

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.