ne biçim şeyler…

Okan Düzgünçınar

5 Eylül günü Okan’dan bir seminer daveti ile ilgili mail almıştım. O mail aynı zamanda onunla tanışmamızın da ilk adımıydı. Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencisi olduğunu ve üniversitede bir dizi semineri organize ettiklerini, benim de 3D tasarım ile ilgili olarak bir seminer vermemi istediklerini, uygun olup olmadığımı soruyordu. Ben de o zaman diliminde evimden uzakta, şehir dışındaydım. Fakat semineri seve seve vereceğimi belirttim. 10 gün sonra seminer gününü ve diğer ayrıntıları kararlaştırmak için tekrar görüşmek üzere sözleştik. Bu arada birbirimize birkaç kez daha mail yazdık. Sonra seminer tarihi için tekrar telefonla görüşmeye başladık. Bazen yüzünü görmeseniz bile, sadece telefonda konuştuğunuz birisinden güzel bir enerji alır, sanki onu çok öncelerden beri tanıyormuş gibi kendinizden hissedersiniz. Fedakar, idealist, çalışkan ve oldukça pozitif bir insan olduğu çok belliydi. Arkadaşları için, okuduğu okul için tırnaklarıyla birşeyler yapmaya çalışan aktif ve çaba harcayan birisiydi. Sonra seminer tarihini ve seminer salonunu kesinleştirmek için birkaç kez daha konuştuk. Birkaç konuşmada samimi olmuş, arkadaş olmuştuk. Yalan değil, Okan’ın belirttiği tarihler aslında benim için sıkıntılı tarihlerdi ama O’nun samimiyetinden, tutkusundan, gerçekliğinden o kadar çok etkilenmiştim ki ne yapıp edip zamanımı uydurup gitmeye karar vermiştim. Eşimin yanına gittiğim gün ve döneceğim günden bir gün önce birkaç kez daha konuştuk. Şehir dışında, eşimin yanındaki son gün, eşime Okan’dan bahsetmiştim. Halen üniversitelerde aktif ve kendi çabalarıyla birşeyler yapan, yapmaya çalışan, kendilerini geliştirmek isteyen, güzel insanlar olduğundan bahsettim. Sonra İzmir’e döndüm. 2 gün İzmir’de kalıp, seminerde kullanacağım görüntüleri almak için Muğla’ya döner, birkaç gün hazırlık yaparım diye düşünmüştüm. İzmir’deki son gecemde, doğalgaz zehirlenmesi sebebiyle Okan’ı kaybettiğimize dair bir mail aldım. Çok üzüldüm. Böylesine güzel ışıklar saçan, çelik gibi parıldayan, genç bir insanın gitmesi çok ama çok acı. Işıklar içinde yatsın. Ailesine, arkadaşlarına, tüm yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum. O güzel ruhu şad olsun.
Sevgili kardeşim Okan, fotoğrafını bugün gördüm ve inan bana hiç şaşırmadım. Sonra arkadaşın Emre’den, herkesin seni çok sevdiğini öğrendim, ona da hiç şaşırmadım. Yüzünü hiç görememiş olsam da, sen bana o güzel enerjin ve elmas gibi yüreğinle, bir insanla yüzyüze görüşmeden de gerçek anlamda tanışılabileceğini öğrettin. Az rastlanır, ender ve gerçek insanlardan birisi olduğuna eminim. Senin gibi örnek alınası bir insanı tanıdığım için çok mutlu oldum. Mekanın cennet olsun…

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.