ne biçim şeyler…

Stand By

Bazen nereye çıktığını bilmediğiniz küçük bir yol, bir patika, karşınıza güzel bir sürpriz çıkartabiliyor. Bu kareyi cep telefonuyla yakalamıştım. Bu yaz, o sıcak günde bile yemyeşil yaprakların, sarmaşıkların, kendi kendisine çerçeveleyip serinlettiği bu görüntüyü silmek istemedim. Yakın gelecekte çocuklar dünyaya böyle çerçevelerin içinden bakamayacaklar. Bunları ancak 3D gözlüklerini takıp televizyonlarının Led ekranlarından izleyecekler ve belki de böyle görüntülere hiçbir anlam veremeyecekler. Çünkü gelecek, bu güzelliğin devamlılığını sağlayacak yağmurları yağdıramayacak. Bugünlerde iki yüzlü markaların “bizler doğayı önemsiyoruz” diyerek açtığı “stand by ışığı” kampanyalarına inanmayın. Televizyonlarda yayınlanan bir damla suyu bile boşa harcamayın feryatlarına da inanmayın. Bizlerden televizyonların, radyoların, dvd playerların bile o küçük stand by ışıklarını kapalı tutmamızı istiyorlar. Dişlerimizi fırçalarken çeşmelerimizi kapalı tutmamızı istiyorlar. Kafalarımıza çevreyi, doğayı önemsediklerini sokmaya çalışıyorlar. Küçücük bir stand by ışığından bile nemalanmaya çalışıyorlar. Bir damla suyun bile hesabını yapan bu kampanyalar, yazları villaların, otellerin, tonlarca suyla doldurulan yüzme havuzlarından hiç bahsetmiyorlar.
Bizler kullanmadığımız zaman o küçücük led ışıklarını kapalı tutalım. Çeşmelerimiz hiç damlamasın. Bir damla suyu bile boşa harcamayalım. Ki onlar evlerinin, otellerinin olimpik yüzme havuzlarında daha fazla yüzebilsinler…

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.