ne biçim şeyler…

Tlos 1838

Tlos, Likya kentleri arasında en sevdiklerimin başında gelir. Bunun ilk sebebi Eşen Ovasına hakim konumu ve Pınara ile birbirlerini görebilmeleridir. Büyük ihtimalle de kendi zamanlarında diğerlerinden daha farklı bir ilişki içindeydiler. Sanırım Tlos ve Pınara gibi birbirlerini görebilen iki Likya şehri daha yok. Tlos’u çok sevmemin bir diğer sebebi de bugün bile pırıl pırıl ve buz gibi akan muhteşem güzellikte su kaynaklarına sahip olmasıdır. Tlos, Likya şehirleri içinde en eski tarihe sahip şehirlerden birisi. Ta ki, Hitit yazıtlarında bile adı geçmiş. Bir Hitit yazıtında, Hitit kralının Tlos’u ziyaret ettiği yazar. Yine Fellows’un çok beğendiğim bir çizimini paylaşmak istiyorum. Kaya mezarları tüm görkemiyle Tlos kayalarından Eşen ovasını izliyorlar. Fellows muhtemelen bu çizimi bugün Tlos’a giden yol üzerine denk gelen biryerlerden yaptı. Bugün bile bitki örtüsü ve kaya yapısı aynı Fellows’un çiziminde olduğu gibi gözalıcı güzelliktedir.

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.