ne biçim şeyler…

Midyat – Matiate

Midyat güzel yer arkadaş. Her yer insanı çiğneyip çiğneyip yutmaz, sonra da o sarı duvarlara tükürmez. Ama Midyat öyle değil. Midyat bir ortaçağ cadısı. Önünde kazanı, karıştırıp karıştırıp duruyor. Toz yapıp içine seni katıyor. Sarı duvarları, Midyat taşlarını, sayısız baharat kokusunu, kebap kokularını, koşuşturan çocukları, acı bakışları, eski pencereleri, milattan önceyi, miladı, milattan sonrayı, İsa’yı, ateşi, duaları, sureleri, buğulu ufuk çizgisini, altını, kirli oyunları, nefreti, sevgiyi, korkuyu, kabusları, yıldızlı rüyaları, yabancılığı, kahveyi, şarabı, bir garip koşuşturmayı, doğuyu, batıyı karıştırıyor. Kocaman, eskimiş tahta kaşığıyla karıştırdıkça karıştırıyor. Bir uyuyup, bir uyanıyorsun. Tam uyurken, aniden uyanıyorsun. Eski zamanların rüyalarına karışıyorsun, yürüyorsun ama koşturuyorsun. Bir köşeyi dönüp bir kabusa karışıyor, bir köşeyi dönüp bu ne güzel rüya keşke bitmese diyorsun. O cadı, içine güneş katıyor. Güneş üstüne düşüyor. Bu kazan güneşle kaynıyor. Güneş kavlanıyor, tütüyor, öyle parlıyor, öyle mistikleşiyor, öyle sararıyor, öyle acıyor. Güneş ışığı o kazanda kokuyor işte. Güneşe taparsan, Midyat’ta taparsın. Güneş ışığı, Midyat’ta toz oluyor. Büyülenip, çöl kumu gibi o sarı duvarların üstüne çöküyor. Kapısı kilitli, eski kiliselerin çan kulelerinde ağlıyor. O cadı karıştırdıkça karıştırıyor. Gözlerin eskilere dalıyor, karıştıkça karışıyorsun. Kazanın ortasında girdap, çektikçe çekiyor, döndükçe dönüyor. Zaman çorba gibi, zamanla karışıyorsun. Yanında güvercinler uçuyor, arapçaya, süryaniceye karışıyorsun. Karıştıkça karışıyorsun.

Cadı duruyor, tahta kaşığını ters bir hareketle girdaba daldırıyor. Girdap alabora oluyor. Herşey herşeye daha da karışıyor. Bir kaşık alıyor, içinde sen varsın. Ağzına götürüp, tadına bakıyor, çiğniyor, geveliyor. Gırtlağında çok eskilerin hırıltısı. Kaşlarını çatıyor, beğenmiyor, aniden tükürüyor. Her yanından takırtılar gelen, lastikleri çukurlara bir dalıp bir çıkan, dikiz aynasında cevşen duası sallanıyor, eski model bir minibüsün arka koltuğunda, o sarı duvarlara yapışıyorsun.

08.09.11 Mardin Midyat

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.