ne biçim şeyler…

Yabancı Seyyahlar – Allom 1850 – Efes

1800’lü yıllarda topraklarımızdan geçen seyyahlar-gezginler oldukça ilgimi çekmeye başladı. Son zamanlarda gördüğüm birkaç çizimden sonra genel bir araştırma yaptığımda aslında oldukça fazla seyyahın buralardan geçtiğini görmek şaşırtıcı ki sanırım birçoğunu bilmiyoruz. Özellikle 1830 ve 1850 yılları arasında İstanbul ve Batı Anadolu topraklarından geçen bu seyyahlar aynı zamanda geçtikleri yerlerdeki önemli noktaları da resmederek belgelemişler. Peki bu gezilerin tarihi neden 1830’lu yıllara denk düşüyor ve gezginlerin hemen hemen birçoğu neden İngiliz? Cevabı basit; o yıllarda Emperyalist ingiltere, osmanlı toprakları içerisinde yer alan Anadolu coğrafyasının bereketli kaynaklarını araştıran, bunları çeşitli raporlar dahilinde kaydeden maceraperest, arkeolog ve gezginleri görevlendiriyordu. 1838 tarihi önemlidir çünkü o yıl osmanlı ve ingiltere 1838 serbest ticaret antlaşmasını imzalamıştır. O tarihten sonra ingiliz tüccarlar ve şirketler, osmanlı topraklarında daha serbest ve ayrıcalıklı hareket edebileceklerdi. Özellikle kaynakları bol Batı Anadolu toprakları emperyalist ingiltere için bulunmaz bir kaynaktır ve daha da keşfedilmesi gereklidir. Topraklarımızdaki arkeolojik zenginlik de ilk kez o yıllarda soyulmaya çalınmaya başlayacaktır. Bu yüzden tam da o yıllarda Anadolu topraklarından onlarca İngiliz maceraperest, arkeolog ve seyyah geçmiştir. Genellikle oldukça başarılı çizimler ve belgesel niteliğinde resimler yapan bu seyyahlar Avrupa’ya geri döndüklerinde yapmış oldukları çizimleri gravür veya taşbaskı formatına geçirerek çoğaltmayı da başarmışlar. Anadolu topraklarından çaldığı arkeolojik eserleri İngiltere’ye başarıyla götürdüğü için kraliyet tarafından “Sir” ünvanı verilen Charles Fellows bunlardan sadece birisidir. Charles Texier, Thomas Allom ve daha birçok isim…
Son birkaç haftadır 1800’lerde çizilmiş Batı Anadolu ve Anadolu’ya ait hatırı sayılır miktarda gravürü ve taşbaskıyı biriktirmeye ve arşivlemeye çalışıyorum. İstanbul’a ait o kadar fazla gravür ve çizim var ki bunları genelde es geçiyorum. Çünkü bilindik İstanbul manzaraları aslında ilgimi çekmiyor. Daha çok bilinmeyen ve o zamanın şartlarıyla ulaşılması ve içinde ilerlemesi zor bölgelerin belgeleri daha çok ilgimi çekiyor. Bu yerler arasında Efes, Bergama, Denizli, Tarsus, Konya, Aydın, Akhisar ve İzmir gibi yerler var. Görselliklerinden daha çok bugünlerde gördüğüm o yerlere o zamanın gözüyle bakmak gerçekten güzel. Ve o zamanların ünlü Anadolu seyyahlarından Ressam-Mimar Allom 1838 yılında Selçuk topraklarında yürümüş ve Efes’i resmetmiş…

Bu blog sayfasına abone olarak her yeni yazıdan mail yoluyla anında haberdar olabilirsiniz. Bunun için sayfanın sağ alt kısmındaki “takip et” butonuna tıklayarak sadece mail adresinizi girmeniz yeterli.

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.