ne biçim şeyler…

Tahtalı Mood

Şimdi nasıldır, bilmiyorum. Küçükken ailecek Gümüldür’e gittiğimiz yaz zamanlarında arabayla uzağından geçtiğimiz zamanları hatırlıyorum. Sadece minaresinin minicik ucu sudan dışarıya çıkmıştı. Hep merak ederdim acaba oraya ne olmuş, nasıl olmuş da koca cami sular altında kalmış? Koca denizin ortasından çıkmış küçük bir minare ucu.  Aradan geçen uzun zamanlar sonrası birgün yanıbaşına kadar gideceğim hiç aklıma gelmezdi, çünkü o zamanlar orası, o manzara, çok ulaşılamaz gelirdi bana. Tabi seneler sonrası ne su var ne de başka birşey. Sonsuz bir boşluğun ortasında yıkık, dökük tek başına kalmış bir yapı. Ölümüne sıcak. Bir zamanlar yanıbaşındaki evlerden, sokaklardan eser kalmamış. Tabii ki baraj yapılmadan boşaltılmış, yıkılmış.. Ama camiye dokunmamışlar. Su da yıkabildiği, eritebildiği kadarını eritmiş, alıp götürmüş. Sonrası oraya defalarca gitmişliğim vardır. Su bile orayı terk etmiş, kalan tek birşey var, o da bu yapı. Terkedilmişlik bir yeri ancak bu kadar büyüleyebilirdi. Velhasıl, İzmir garip yerdir, böylesine değişik tatları vardır…

Reklamlar

Yorumlar kapatıldı.